Ben sizi yerim kızım!

70lerinde iki kadının ilk kez uçağa binme hikayelerini ve o anları gösteren aşırı sevimli video. Vodafone’un eğlenceli bir projesinden…

Size şehrin kirli havasının anahtar deliğinden yeşil çimen kokuları aldıracak insanlara günaydın deyin. Yuvarlak bir topun içinde sürüklenirken birilerine çarpmama çabasındaymışız gibi yaşıyorken zaten… Özlediğiniz huzuru gülümseyişinde bulacağınızı düşündüğünüz insanlara günaydın deyin.

mylovelite:

 ela pelin:)))

ahahaha allam ya bu kadar aşırı sevimli olsam daha ne isterim! şuna bak yumuk yumuk ya!

mylovelite:

 ela pelin:)))

ahahaha allam ya bu kadar aşırı sevimli olsam daha ne isterim! şuna bak yumuk yumuk ya!

Bu kapı bu da sapı!

Karşınızdaki insana tamamen dürüst olmanın hafifliğini bir kez yaşadınız mı sonrasında hiçbir yalan sizi tatmin etmeyecek garanti ediyorum. Bir telefon konuşması sonrası dans edecek kadar rahatlamanın haklı keyfini yaşayıp, sonrasında içilen kahve ilk kez kabak tadı vermediğinde - günde üç tane içtiğinizden- kendinizle daha iyi anlaşacaksınız. Bu ve bunun gibi anları daha sık yaşayabilmek için yıllar yılı süren tüm dertlerinizden dahi kurtulabilirsiniz. Bir çeşit birlik misali tüm aşırı dürüst insanlara da rast gelmeye başlamanız cabası. 

Uzun zamandır hakkında ne hissettiğimi söylemek istediğim eski arkadaşlarımdan biri aradı bugün. Hafifliğimi tahmin edemezsiniz. Öyle ki, konuşurken bir ara sağa sola kıvırarak adımlar atmaya başlamıştım. Brezilya’da bir ara sokakta birkaç dansçı ile akşam güneşini kutlar gibi. Kahvemi ise şimdi yapacağım. Temizlenmiş boğazımdan aşağı sıcacık damlaları yollarken kafeinin enerji veren tadıyla… ahahaha. Pekala tamam tamam. Abartmayacağım daha fazla.

Sonuç olarak, düz, direk, delice dürüst olmak…İnanılmaz keyifli. İnanılmaz.

Sepya

Uyku halindeki eylemsizlik kadar kuvvetli ve kesindi midemizdeki kekremsi tat. Biraz sertçe ileri gitmeye karar verdiğimizde sırtımız arkamızdaki duvara yapışırdı. Ağlardık. Üşürdük biraz. Üşümeyelim diye uykuları yarım bıraktığımız halde anlık bir kararla, içimizden üşürdük. Ensemizde yıllardan kalma ürpertiler olurdu. Göğsümüzdeki minik tüylere kadar hissederdik zaman zaman. Zamandı o anlarda içimizden geçen. Yaşanmamışlıklara kederlenen ruhun iç çekişiydi. Arta kalan ne varsa tenimizden sökün etmeye çalışırdı da, beceremezdik. İyice saklardık. İyi saklardık kırgınlıkları, kırılganlığımızı. Birbirimize benzerdik ama birbirimizi anlamazdık. Nefes alırdık arka arkaya; ama ömrümüz kısalırdı. Onaylanmış varlıklarıyla rahatlamış acılarımız içinde bir ileri bir geri sallanırdık. İleri sallandıkça sırtımız yine soğuk duvara…

otisakaman:

marlawriter tanımıyorum ama güzel şeyler yazıyor. 
dusunceyokusu ki Pelin ilk göz ağrım. Eski yazdıklarını özletse de hala en mükemmeli o.
Uyumadan önce takip edin bu güzel insanları.

 Kadir’in yumuşak karnına bastırdık yine. Sanırım bu saate kadarki en güzel sözlerdendi. Pazar günü bitebilir. İyi uykular.

62 kez oynatım

Bazen şehrin ışıklarına kapılıp gitmeden önce düşünürüz. ”Tüm bu karmaşada benim yerim ne?” ya da ” Daha ne kadar bekleyeceğim tam olarak bana uyan yeri bulmak için? ”. Tüketen tüm bu düşüncelerin ortasında bir kornayla ya da kaldırıma takılan ayakkabının ucuyla kendimize geliriz. Hayat bir şekilde bize belimizden sarılmış, o özlediğimiz kavrayışı hiç de istemediğimiz şekilde yapmaktadır. 

Koyu bir kahveye ihtiyaç duyduğumuz o anlarda gözümüz büyük olasılık en yakın kahvecinin tabelasını ararken diğer yandan da abuk subuk çevreden geçenlere baktığımızı fark ederiz; ve tam da o zaman dank eder. Ne kadar da bağımlı yaşıyoruz. Ne kadar da kendimiz olmayan hayatların kıyılarından bize bulaşanları temizlemeye çalışırken uzun bir duşun bile tadını çıkaramıyoruz. Ne kadar da aptalca endişeler içinde sabah uykularını gülümseyerek beş dakika daha uzatamıyoruz ve belki de gerçekten sevdiğimiz insanlarla aynı yastıklarda birikmiş tatlı kokuyu içimize çekemiyoruz.

Birinin, bayat bir bisküvi gibi doyurmayan bir hayat yaşamamak adına ne kadar yapılacak iş varsa, yeni bir din gibi kitabını basıp yayınlamasını mı bekliyoruz? Her başlangıç için bir mucize mi gerekli? Mucize yeni kararlar alabilme lüksünün varlığı değil mi oysa? Mucize belki de bugün , belki de tam olarak hazır olmayanlar için yarın, kendi kararınızla bir işe kalkışmak değil mi? Sadece kendi istediğiniz bir şeye? Sizin için iyi olacak herhangi bir şeye… Ne kadar basit olduğunun bir önemi var mı? Elbette yok. Odanızı toplamak ve bir duvarına asacak güzel bir poster aramak kendi kendinize ya da uzun zamandır kestirmediğiniz saçlarınızı ayna karşısında biraz uçlarını kısaltarak güçlendirmek de olabilir. Tarağınızda biriken saçları temizlemek belki de,yahut sevmediğiniz kıyafetlerin hepsini bağışlamak. Uzun zaman sonra sebze yemek… Atladığımız ne çok şey var aslında. 

Yeni ve radikal kararlar almak aslında mucizevi ama bir o kadar da sıradan lükslerden biriyken, on yıl sonra da sizi mutsuz edeceğine inandığınız sürüncemelere girmeyin. Hayat siz ağlayıp sızlasanız da devam edecek, kahkahalar atıp dursanız da. Kalkıp can sıkıntısından birkaç ufak mucizevi karar alın. Kendi kendinize. 

Cuma günlerinin en iyi yanı, sanırım pazartesi başlamayı planladığımız tüm yeni şeylere hazırlanacak biraz daha vakit olduğunu haber vermesi. Büyük bir yorgan kılıfı içinde kaybolmuş yünlü yorgan misali bir şeyleri düzeltmeye niyetleneceğimiz önümüzdeki saatler için ilhama ihtiyaç duyduğumuzda ” Daha haftasonu var ya…” dedirtecek kadar boş vakitlere gark edecek olma bilinci. 

Mesela benim hafta sonu için şekillendirmeye çalışacağım planım insanları aramakla alakalı. Genelde büyükler ve yakın arkadaşlar. Aylardır sadece haberlerini aldığım -tamam aylar değil yıllardır- ama aramadığım onca insanı listeleyeceğim. Sonrasında da arayıp tüm triplerini emen bir sünger gibi uzun konuşmalar yapacağım. Zira, kara gün dostu olarak addediyorsanız kendinizi, artık bir telefon dahi kaldırmaya üşenmemek lazım. Ben bayaaa baya üşeniyordum ama, eh, herhalde bu haftasonundan sonra değişecek. Sonrasındaki hafiflemeyi dört gözle bekliyorum.

Özetle:

Uzun zamandır aramadığınız ama delice boş vaktiniz olduğunda arayacağınız söylediğiniz amca, dayı, teyze, yeğen, dede, anneanne vs… bu hafta sonu bir arayın. Bencillikten ölmeden hani… Hadi bi zahmet. 

Ne elektrik bıraktın ne bi’şey ama yine de fena seviyoruz seni hadi bakalım… Herkese güzel geceler. Meşguliyetten kendini kaybetmiş hatunun blogundaki örümcek ağlarını toplayın görürseniz. 
Giderken ödev de vereyim madem; transparency.com’u bir inceleyin. İçindeki corruption perception index of 2013’e de bir bakın mesela. Dünya ne kadar bozulmuş bilginiz olsun en istatistiklisinden. 
Hadi görüşürüz. 

Ne elektrik bıraktın ne bi’şey ama yine de fena seviyoruz seni hadi bakalım… Herkese güzel geceler. Meşguliyetten kendini kaybetmiş hatunun blogundaki örümcek ağlarını toplayın görürseniz. 

Giderken ödev de vereyim madem; transparency.com’u bir inceleyin. İçindeki corruption perception index of 2013’e de bir bakın mesela. Dünya ne kadar bozulmuş bilginiz olsun en istatistiklisinden. 

Hadi görüşürüz. 

pankeklerin tarifini yazarmısın ben bir türlü tutturamıyorum krep oluyor :/

Anonim

Ahah kıyamam, 1 bardaktan 1 parmak az süt, 1 bardak un, bi tatlı kaşığı kabartma tozu, bi yemek kaşığı sıvı yağ, yarım çay kaşığı tuz ve bir tatlı kaşığı da şeker. mikserle karıştır. pankek tavası (seramik) ve ufak oluyo onlar hani onlardan al. geniş tavada yaptığından krep oluyodur. 

akşam akşam sevimli bi soru oldu.

Pazartesiler daha güzel ama işte elimizden geleni yaptık… Yazmam gereken ve çok istediğim bir metni yazamamış olmanın mutsuzluğu dışında sanırım bugün beni herhangi bir şey hissetmeye iten bir sebep olmadı. Bu durumda lazım olanın biraz tatlı ve biraz da kafa dağınıklığı olduğunu fark ettim. Son olarak da şu:
More Than A Feeling
Tamamdır. 
Sağlığımız yerinde, sorun yok. 

Pazartesiler daha güzel ama işte elimizden geleni yaptık… Yazmam gereken ve çok istediğim bir metni yazamamış olmanın mutsuzluğu dışında sanırım bugün beni herhangi bir şey hissetmeye iten bir sebep olmadı. Bu durumda lazım olanın biraz tatlı ve biraz da kafa dağınıklığı olduğunu fark ettim. Son olarak da şu:

More Than A Feeling

Tamamdır. 

Sağlığımız yerinde, sorun yok. 

Keşke listemdeki müzik blogları beni bir dürtse ben de burdayım dese tüketsem sizi?? Öneri alsam ya da?

Bu akşam şuraları harcamayın:

theghostoflove
CREDIT