Tek Tabanca

Tek tabanca arkadaşlarım var. Kendi kendilerine yaşıyorlar. Evlerinde tüketmek istedikleri yiyecekler, kafalarında gidilecek birkaç yer var. Ailelerinden yana sıkıntıları yok, başlarında bir başka sorumluluk yok. Tamam yalnız olmamak fikri vs güzel olmasına güzel ama, bazen onların o hallerine çok özeniyorum. Adam iş yerinden alacağı iki buçuk haftalık izni düşünürken acaba nereye gitsem diye aklında tasarlama lüksüne sahip. Kendisine bir yer seçiyor, gittiği zaman özgürce abuk subuk davranma lüksüne sahip. İstediği zaman uyuyor. Kimse ”Neredeydin sana ulaşamadım?! ” demiyor. Kafasına göre arkadaşlarıyla bir kafede otururken daha önceden söylemediği bir şey söylemenin heyecanını yaşıyor. Anlamsız riskler alıp kendi başına bir yerlere giriyor. Tek başına, bir başkası için hesap vermek sorumluluğunu almıyor. Endişelenmiyor. Akşam üzeri aldığı ani bir kararla kısa bir fotoğraf yürüyüşüne çıkıyor.

Keyifli olmalı böyle yaşamak. Ne aile, ne sevilecek dostlar ya da bireyler, ne de hiyerarşinin hakim olduğu toplumsal gruplar… Bazen bağların olmadığı bir hayatın özlemini çekiyorum. 

“Bazı anlar vardır. Hani her şey o kadar kusursuz ve muhteşemdir ki; neredeyse buna üzülürsün. Çünkü bir daha hiçbir şey bu kadar güzel olmayacaktır.”

Kocaman ve gölge renginde bir kapı aralandı sonra.
İçinden duyduğum en tatlı ses geliyordu. 
Ve günler birbirine teslim olduğu saatlerdeydi.
Sayılmayacak kadar çok hissederken, yokluğun içinde yüzüyordu bazıları.
Bazı ruhlar ölene kadar kopmuyordu.

ekip:

Ana dilinle tanıdığın bu dünya, fikirlerin, Tumblr’da yazdıkların ve okumayı sevdiğin her şey için git anneni bir öp. Canım Cuma Dil Bayramını kutluyor.
Hem okumayı seviyor, hem yazmayı. Arada çiziyor, vızıldıyor. dusunceyokusu - bizden söylemesi. 
muratozkilic kadrajına yansıyanları biriktiriyor blogunda. Filmi sararken de not defterini paylaşıyor seninle.
Okumak hem de keyif almak deyince bugünü isilhakli ile kutlamak lazim. İzmirli - İstanbullu, duymayan kalmasın.
Kaynak: muratozkilic

Görünce bi smiley ifadesi oluştu yüzümde. Ardından bitane daha, artından bir tane daha! :s :) :D :O!  Teşekkürler ettim çok sevgili ekip!
Not: Ben diğer bloglara da bir göz atın derim :^ 

ekip:

Ana dilinle tanıdığın bu dünya, fikirlerin, Tumblr’da yazdıkların ve okumayı sevdiğin her şey için git anneni bir öp. Canım Cuma Dil Bayramını kutluyor.

Hem okumayı seviyor, hem yazmayı. Arada çiziyor, vızıldıyor. dusunceyokusu - bizden söylemesi. 

muratozkilic kadrajına yansıyanları biriktiriyor blogunda. Filmi sararken de not defterini paylaşıyor seninle.

Okumak hem de keyif almak deyince bugünü isilhakli ile kutlamak lazim. İzmirli - İstanbullu, duymayan kalmasın.

Kaynak: muratozkilic

Görünce bi smiley ifadesi oluştu yüzümde. Ardından bitane daha, artından bir tane daha! :s :) :D :O!  Teşekkürler ettim çok sevgili ekip!

Not: Ben diğer bloglara da bir göz atın derim :^ 

Her zaman olur değil mi, her zaman çok mutlu olduğunuzda birileri uykudan önce moralinizi alaşağı etmek için orada olur.

O kadar güzel ki.

Gökyüzü morla koyu lacivertin seviştiği dağınık yatak gibi. Tenim bu renk olsa keşke diyecek kadar serin esiyor rüzgar. Ne varsa aklımda unuttum. Ne varsa günden kalan yorgunluğum… Hepsi gitti. Biraz parmaklarımın ucunda durursam kapılıp yükselecek gibiyim. Kulağımda doyuran sesler. Keyif temiz izler bırakarak akıyor sinir uçlarımın arasında. Erimek istiyorum geceye.

Eşliğinde

Ama nasıl tatlı bi gece… Nasıl güzel esiyor İzmir. 

Perşembe lokma döktüreceğim yine. Vay anasını her şey değişti. 

Batman ve ben bir konuda hem fikiriz. Okumak bu memleketi kurtarmayacak ama, bizim dünyadaki değersiz vaktimize renk katacak tek şey. 
İçinde beklediğimden çok daha güzel yazılar var. Tam bir keyif mecmuası da aynı zamanda. Kırk üç sayfalık iç dökme, hüzün ve keyif bulutu gibi. Hafifçe bir şey zaten yükte. Alıp çantanızda taşıyın. Yalnız kaldıkça sakin nefesler alarak okuyun. 
2 TLlik şaka gibi fiyatına eklenecek kargoyu dert etmiyorsanız (3,5TL falan) buradan, ha yok ben şehrimdeki gönüllüden alırım diyorsanız buradan şehrinizdeki gönüllü kim bulabilir ve güler yüzünüz eşliğinde satın alabilirsiniz.

Batman ve ben bir konuda hem fikiriz. Okumak bu memleketi kurtarmayacak ama, bizim dünyadaki değersiz vaktimize renk katacak tek şey. 

İçinde beklediğimden çok daha güzel yazılar var. Tam bir keyif mecmuası da aynı zamanda. Kırk üç sayfalık iç dökme, hüzün ve keyif bulutu gibi. Hafifçe bir şey zaten yükte. Alıp çantanızda taşıyın. Yalnız kaldıkça sakin nefesler alarak okuyun. 

2 TLlik şaka gibi fiyatına eklenecek kargoyu dert etmiyorsanız (3,5TL falan) buradan, ha yok ben şehrimdeki gönüllüden alırım diyorsanız buradan şehrinizdeki gönüllü kim bulabilir ve güler yüzünüz eşliğinde satın alabilirsiniz.

Beni seviyor biliyorum, bilmez miyim… 

Amberyl kim?

Anonim

Ejderha Mızrağı serisinden sevdiğim bir karakter. O yüzden kullanıyorum. Daha ayrıntılı diyecek olursam, Raistlin’in kız çocuğunun annesi.

“Kötülük kibarlıkla taçlandırıldığında, şeytani bir tören, en keyif verici haline bürünür.”

-Amberyl 

Z.


             Hayat ağzında lokman varken bir anda derin bir nefes almak, lokmayı çiğnemeden öylece kamburunu çıkarıp oturmak için uygun bir zaman aralığı. Yüksek sesle tükürüp o lokmaları, bağırarak ağlamaya başlamak için ve ardından sakinleşip halıya dökülmüş gözyaşlarını parmak uçlarıyla dağıtmak için de. Yıllar yeter. Yıllar var. Elimizde ne çok şey var, sırtımızda daha fazlası.


Uzun süredir haber beklediğim bir dostum vardı. Tanrı biliyor ya, benim için çok zor olan zamanlarda yazdım ona. Çok istedim bana cevap versin. Çok yaralıydım. Çok zor durumdaydım. Sesim yankılandı boşlukta. Boğazımdaki düğümle halıya oturdum. Parmak ucumla ne varsa yazmaya başladım ipliklerin üzerine. Yazdıkça silindi. Silindikçe ağladım. Ağladıkça daha da aradım.


Şimdi haberi geldi. Ah dedim… En azından iyi, hatta çok iyi. Hoşaf… Bunu okursa, gülecektir yazdığım için. Çok çok iyi. Bir evlat getirmiş dünyaya. Bir erkek çocuk. Adını da pek yaramaz bir arkadaşımızla aynı koymuş, kaderi daha iyi olur umarım. İçini dökmüş. Beni ve birçoğumuzu bir mezarlığa kilitlemiş. Bizi kendi mezarlığımızda, renklerimizle, hatırladığı gibi bırakmış gerçek bir ölüyle. Barış’la. Biz de artık onun için en az o kadar ölüyüz ve bir o kadar da anılarındaki en renkli sayfalardanız. En azından ben, öyle olduğuma eminim.


Bir arada çok hata yaptık. Birbirimizi güçlendiren bir zehrin farklı maddeleri gibiydik. Yanyana harikaydık ama ayrı ayrı belki bir şeylere yarayabilirdik. Bu kararı ilk o aldı. Nasıl da mutluyum, nasıl da hiç kızmıyorum ona.


Hiç kızmıyorum sana. Hiç kırılmadım sana. Hiç… Keşke gidiyorum deseydin ama yapamazdın biliyorum. Ben zırlardım, sonra aksardı. Bütün ayrılıklarımız gibi.


Hayatı boyunca ayrılmayacağı tek adam şimdi kollarında. Mutluluğunun daim olması dışında hiçbir şey dilemiyorum. En gürültülü dileklerimi yolluyorum. Mutlu ol, mutlu kal sevgili dostum.


Ben de öyle olacağım. Tıpkı çok öncesinden olmamız gerektiği gibi.


Hoşçakal.

440 kez oynatım

Şimdi türkücüler beni topa tutacak ama yapacak bir şey yok. İlk kez türkü söyledim. Her dakika İngilizce cover yapan biri olarak katletmedim diye umuyorum öylece…Türkünün gitarla çalınmasından hoşlanmayan biriyim; ama son bir iki saattir bir arkadaşımla dertleşip durdum. Nişanlısı askere gideceği için ağladı da ağladı, beni de ağlattı. Başlarına gelen talihsizlikler vs. Bir şey olursa ona orada ne yaparım dedikçe düşünceler aldı beni… Neyse. Ağladık zırladık diye sesim pert, gitar zaten pert. Bana bi versiyon attı, burdaki gibi söyle bana dedi. İkiletmedim. Çok dinleme dedim sadece. 

Ayrılık türküsünü söyledim. 

Biraz baileys koyup kahvenizi ve tiramisunuzu yanınıza alıyorsunuz. Sonra Supernatural’in 9. sezonu bitirme kararınızı 13. bölüme gelecek kadar uyguluyorsunuz. Ardından da biraz güneş varken yapayım dediğiniz pazar planına geçiyorsunuz. Ki o da, annenizin genç kızlığından kalma yemek tarifleri ajandasını temize çekmek. Gün kararana kadar yapacak güzel bir pazar planınız oluyor. Odaya yeni sulanmış bahçeden rüzgar esiyor. 

Geriye sadece dinleyecek bir şeyler kalıyor dostlar. Bana huzur veren bir şeyler önerecek kadar vakti olan var mı?

theghostoflove
CREDIT